KARINCALAR

Bugüne kadar karıncaların ne kadar büyük yeteneklere sahip olduğunu, ne kadar akıllı davranışlar gösterdiklerini duymamış olabilirsiniz.  Hatta bazılarınız onları, pek bir şey yapmadan bütün gün oradan oraya dolaşan böcekler olarak görüyor olabilir. Ama böyle düşünenler hata yaptıklarını bilmelidirler. Çünkü karıncaların pek çok diğer canlı gibi kendilerine özel bir yaşantıları vardır.


Her biri olağanüstü yeteneklere sahip olan karıncalardan terzi karıncalar usta birer dokumacıdırlar. Yaprakları özenle birbirine birleştirerek dikerler. Ve kendilerine yapraklardan güzel bir yuva yaparlar.

Yeryüzünde en kalabalık nüfusa sahip canlılardan biri karıncalardır. Karıncalar, koloni denen topluluklar halinde yaşarlar. Bir karınca, diğer bir karıncanın kendi kolonisinden olup olmadığını kolaylıkla anlayabilir. Bir işçi karınca, yuvasına giren bir karıncayı tanımak amacıyla anteniyle onun vücuduna dokunur.   Ve kolonisinden olanla olmayanı, üzerinde taşıdığı özel "koloni koku" sayesinde hemen ayırt edebilir.

Karınca kolonileri, kraliçe karınca, erkek karıncalar, asker ve işçi karıncalardan oluşur. Üremeyi yani soyu devam ettirmeyi sağlayan kraliçe ve erkeklerdir. Kraliçe, hepsinden daha iridir. Erkeklerin görevi ise, kraliçenin yeni karıncalar dünyaya getirmesini sağlamaktır. Diğer grup olan askerler, koloninin korunması, avlanma, yeni yuva yerleri bulunması gibi görevleri üstlenirler. Son grup ise, işçi karıncalardan oluşur. İşçilerin hepsi yeni karıncalar doğuramayan kısır birer dişidir.

Kraliçe, karıncaya ve yavrularına bakar, onları temizler ve beslerler. Bunun dışında koloninin tüm diğer işleri de işçilerin sorumluluğundadır. İşçiler yuvaları için yeni koridorlar yapar, yiyecek arar ve yuvayı sürekli temizlerler. İşçi ve asker karıncalar da kendi aralarında küçük bölümlere ayrılırlar. Bunlar yetiştiriciler, inşaatçılar, toplayıcılar gibi isimlerle adlandırılırlar. Her grubun farklı bir görevi vardır. Bir grup tamamen düşmanlardan korumaya ya da avlanmaya yönelirken, diğer bir grup yuva yapar, bir diğeri de bakım işleriyle uğraşır.


Karıncalar arasındaki herşey fedakarlık temeli üzerine kuruludur. Her karınca önce arkadaşlarını sonra kendisini düşünür.  Kolonide yiyecek azaldığında, işçi karıncalar hemen "besleyici" karıncalara dönüşürler ve yedek midelerindeki besin maddeleriyle diğerlerini beslemeye başlarlar. Kolonide besin fazlası söz konusu olduğunda ise, hemen bu kimliklerinden sıyrılıp, yeniden işçi karıncalar haline dönüşürler.


Üstteki resimde karıncaların kurdukları bir yeraltı şehri görülüyor. Küçücük boylarına rağmen karıncaların böyle büyük bir şehir inşa etmeleri son derece olağanüstüdür.

Yuvaları,  küçük olmalarına rağmen şaşırtıcı derecede büyüktür. Ama aynı zamanda da büyük bir karargah gibi düzen vardır.Bir yabancının içeri girmesi imkansızdır. Çünkü  kapılarda  güvenlik görevlileri bekler. İçeride ise çok düzenli ve hiç durmayan bir faaliyet vardır. Binlerce hatta bazen milyonlarca asker ve işçi karınca çok düzenli bir şekilde işlerini yapar. Binaları, içinde çalışmaya son derece uygun şekilde düzenlenmiştir. Her iş için özel bölümler vardır ve bu bölümler, hem asker karıncaların hem de işçi karıncaların çalışmasına en uygun şekilde tasarlanmıştır.

Binaları  boyutlarına göre çok büyüktür. Ama buna rağmen her zaman eşit bir şekilde ısınır. Yuvalarında çok gelişmiş bir ısıtma sistemi vardır. Bu sayede sıcaklık gün boyunca olması gerektiği derecede aynı kalır. Bunu sağlamak için binanın dış kısmı ısıyı geçirmeyecek şekilde çeşitli maddelerle kapatılır. Kışın soğuk havanın, yazın da sıcak havanın girişi engellenip istenilen sıcaklık daima sağlanır.

Karıncalar her ne kadar birbirine benzer görünse de, yaşayışları ve fiziksel özellikleri açısından çok çeşitli türlere ayrılırlar. Karıncaların aslında yaklaşık 8800 çeşidi vardır. Her çeşidin de kendine özgü özellikleri bulunur.