SORU- NASIL GÖRÜYORUZ?

CEVAP- Dünyada her cismin çevresine yaydığı bir ışığı vardır. Örneğin siz monitöre bakarken bu ekrandan gelen ışık şu anda sizin göz bebeğinizin içinden gözünüzün arka kısmına giriyor.

Gözünüzün arka kısmında birçok işlem gerçekleştikten sonra bu ışık, elektrik sinyaline dönüşüyor. Elektrik sinyali ise beyninize gidiyor. Beyninizin arka kısmında ise görmenizi sağlayan bir yer (görme merkeziniz) var. Görme merkeziniz küçücük bir nokta. İşte elektrik sinyalleri bu küçücük noktanın üzerinde sizin bakmakta olduğunuz ekranın görüntüsünü oluşturuyor ve siz bu ekranı o anda görüyorsunuz.

Bunları çok basitleştirerek anlatmak bile bu kadar uzun sürüyor, ama görmeniz bu kadar uzun sürmüyor. Bu işlemler o kadar hızlı gerçekleşiyor ki ekrana baktığınız anda onu görebiliyorsunuz.

Çok mükemmel bir sistem değil mi? Hatırlarsanız size diğer yazılarda evrimcilerden söz etmiştik. Ve bu kişilerin dünyanın, evrenin, yıldızların ve tüm canlıların kendi kendine tesadüfen meydana geldiğini söylediklerini söylemiştik. Şimdi bu yalan söyleyen insanlar gözlerimiz için de yanı yalanı söyleler. Derler ki: gözler tesadüfen, kendi kendine meydana geldi. Bu kadar karmaşık, bu kadar mükemmel bir sistem hiç kendi kendine oluşabilir mi? Bunun ne kadar saçma bir iddia olduğunu daha iyi anlamak için gelin bir örnek verelim:

Mühendisler, fotoğraf makinalarını ve kameraları insan gözlerini taklit ederek yapmışlardır. Ancak bu aletlerin hiçbiri gözünüz kadar güzel bir görüntü vermez. Şimdi başınızı kaldırın ve çevrenize bir bakın. Ne kadar net görüyorsunuz değil mi?

Görüntünüzde hiçbir bulanıklık yok. Karlanma veya kayma da yok. Ama bir de televizyon ekranına bakın. Çoğu zaman karlanmalar olabiliyor ve görüntü kayıyor. Bunlar olmadığı zamanda bile asla gözünüzün oluşturduğu kadar güzel bir görüntü oluşturamıyorlar.

Şimdi bir düşünelim. Demek ki gözümüz kameralardan, fotoğraf makinalarından veya televizyondan çok daha kaliteli bir alet. Şimdi biri size gelip şöyle dese ne yaparsınız?
 


 

..


"Evde duran elektrik kabloları, vidalar, çekiç, tornavida, kapı, pencere vs. bir fırtına sonucu bahçeye uçup bir araya toplandılar. Daha sonra bunların üzerine şimşekler çaktı, yağmur yağdı, biraz toprakla karıştılar, aradan biraz vakit geçti ve derken bir de baktım ki bir televizyon ortaya çıkmış. Ben de onu aldım getirip eve koydum."
 
Herhalde o kişinin aklının çalışmadığını veya yalan söylediğni düşünürsünüz. Çünkü televizyonlar yüzlerce mühendis ve uzman kişi tarafından çok büyük fabrikalarda yapılır. Tesadüfen ve kendi kendine oluşması imkansızdır.
 
Öyle ise televizyondan daha kaliteli olan göz kendi kendine oluşmuş olabilir mi? Elbette ki olamaz. Nasıl televizyon kendiliğinden ortaya çıkmıyorsa, birileri tarafından yapılıyorsa, göz de tesadüfen oluşmamıştır. Gözlerimizi bu kadar net, 3 boyutlu ve renkli görecek şekilde yaratan Allah'tır. Bu nedenle her gördüğümüz her güzel şey için Allah'a şükretmeliyiz.