SORU- VÜCUDUMUZDA BİZİ MİKROPLARA KARŞI KORUYAN BİR ORDU BULUNDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?


CEVAP
- Biz hiç göremeyiz ama oturduğumuz yer, soluduğumuz hava, tuttuğumuz yerler mikrop ve virüslerle doludur. Mikroplar ve virüsler insanlarda hastalığa neden olan minik varlıklardır. Biz onları gözümüzle göremeyiz ama onlar bizi hasta yapıp güçsüzleştirebilirler.

Ancak gözümüzle göremediğimiz başka canlılar da vardır. Bunlar da bizim içimizde yaşayan ve bizi bu mikrop ve virüs düşmanlarımıza karşı koruyan bir ordudur. Bu ordunun adı "Savunma Sistemi"dir.

Savunma sistemimiz vücudumuzda kanın içinde yaşar. Savunma sistemimizi oluşturan hücrelere akyuvarlar denir.
Vücudumuza bir düşman girdiğinde, kanımız tıpkı bir laboratuvar gibi çalışır. Hemen bu düşmanla savaşmak üzere çok özel maddeler üretir ve bunların sayısını düşmanın gücüne göre çoğaltır. Ve vücudumuzda kıyasıya bir savaş başlar. Bazen biz bu savaşı hiç hissetmeden vücudumuzdaki ordu savaşı kazanır, mikroplar ve virüsler ölür.
 


Aşının faydası ve önemi: Tehlikeli mikroplar zararsız hale getirilerek vücuda verilir, böylece savunma hücreleri onları tanır ve bu hastalıklara karşı sizi korumak için önlem alırlar.


Düşman

Yutucu

Gözcü

Yok edici

Silah 
üreticisi

Silah

Baskılayıcı

Bellek


Sayıları yaklaşık bir trilyon olan akyuvarlar, çok gelişmiş bir savunma ordusu oluştururlar. Bu ordunun her bir elemanının kendine ait önemli bir görevi vardır. kimi devriye gezerek kanda yabancı bir madde var mı diye kontrol eder, kimi düşmanı yok ederek kimyasal maddeleri oluşturur, kimi ise düşmana saldırarak savaşır. 


.


Virüs vücuda girdiğinde, gözcülük yapan savunma hücresi tarafından görülür. 
 

Gözcü, diğer savunma hücrelerini uyararak onları savaşa çağırır. Bu arada gerekli silahlar üretilmeye başlar. 

Bu arada virüsler çoğalmak için hücrelerin içine girerler. Savunla hücreleri de u hücreleri öldürürler, böylece virüsleri etkisiz hale getirirler. Sonuç: Vücudumuz savaşı kazanır!


Bazen de bu savaşı hissederiz. Nasıl mı? Ateşlenerek! Şimdiye kadar mutlaka bir kaç kez ateşiniz çıkmıştır. İşte bu sırada vücudunuzdaki ordunuzla düşmanlarınız savaşıyorlardı. Savaş sırasında vücudunuz sahip olduğu bütün enerjiyi kullanır ve daha fazlasına ihtiyaç duyar. Vücudunuz savaşırken eğer siz gidip bahçede koşarsanız, ordunuzun kullanacağı enerjiyi kullanmış olursunuz. Bu durumda ordunuz savaşı kaybeder ve siz hastalanırsınız. Ama ateşiniz çıktığı zaman doğal olarak yatarsanız, o zaman tüm enerjinizi ordunuz kullanır. Böylece ordu düşmanlara karşı zafer kazanır. Yani aslında ateşimiz çıktığında vücudumuz bize "dinlen" mesajı vermektedir.

Eğer bizim bir savunma sistemimiz olmasaydı, ne olurdu biliyor musunuz? Doğduktan çok kısa bir süre sonra vücudumuza giren ilk mikrop yüzünden ölürdük. Allah, her insanı bir savunma sistemi ile birlikte yaratır. Çünkü Allah insanlara karşı çok merhametli ve şefkatlidir. Gördüğünüz gibi biz her an yaşamamızı, güzel şeyler görmemizi, güzel yiyecekler yememizi Allah'a borçluyuz. Onun için gördüğümüz her şeyde hemen Allah'ı düşünmeliyiz ve şöyle demeliyiz: "Allah'ım bana bunları verdiğin için sana şükrediyorum."