SORU-
İBRAHİM PEYGAMBER KURAN’DA NASIL ANLATILIR?


CEVAP
- Kuran'da bazı özellikleri önemle vurgulanan peygamberlerin hayatlarından örnekler yer alır.
Hz. İbrahim de bu peygamberlerden biridir. O, daha çok genç yaşta iken ve çevresinde kendisine Allah'ın varlığını anlatan hiç kimse yokken, kendi kendine gökyüzünü inceleyerek tüm varlıkları Allah'ın yarattığını fark etmişti. Bu konu Kuran'da şöyle anlatılır:

(İbrahim) Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: "Bu benim rabbimdir." Fakat kayboluverince: "Ben kaybolup-gidenleri sevmem" demişti.

Ardından Ay'ı, (etrafa aydınlık saçar) doğar görünce: "Bu benim rabbim" demiş, fakat o da kayboluverince: "And olsun" demişti, "Eğer Rabbim beni doğru yola erdirmezse gerçekten sapmışlar topluluğundan olurum."

Sonra güneşi (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: "İşte bu benim rabbim, bu en büyük" demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin şirk (Allah'a ortak, eş) koşmakta olduklarınızdan uzağım."

"Gerçek şu ki, ben bir muvahhid (Allah'ı tek yaratıcı kabul eden)  olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden (Allah'a ortak koşan) değilim." (Enam Suresi, 76-79)

Yine İbrahim Peygamber, içinde yaşadığı toplumu Allah'tan başkasına tapmamaları için şöyle uyarmıştır:
Onlara İbrahim'in haberini de aktar-oku:

Hani, babasına ve kavmine: "Siz neye kulluk ediyorsunuz?" demişti.

Demişlerdi ki: "Putlara (kendi yaptıkları ve değer verdikleri çeşitli heykellere) tapıyoruz, bunun için sürekli onların önünde bel büküp eğiliyoruz."

Dedi ki: "Peki, dua ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı?"

"Ya da size bir yararları veya zararları dokunuyor mu?"

"Hayır" dediler. "Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk."

(İbrahim) Dedi ki: "Şimdi, neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?"

"Hem siz, hem de eski atalarınız?"

"İşte bunlar, gerçekten benim düşmanımdır; yalnızca alemlerin Rabbi hariç"

"Ki beni yaratan ve bana hidayet (doğru yolu) veren O'dur;"

"Bana yediren ve içiren O'dur;"

"Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;"

"Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O'dur,"

"Din (ahirette hesap) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur;" (Şuara Suresi, 69-82)

Hz. İbrahim, o devirdeki krala ve halka, yukarıdaki şekilde “Allah’a iman edin”
diye dini anlatınca, ona düşman olanlar onu öldürmeye kalkıştılar. Büyükçe bir ateş yakıp Hz. İbrahim’i içine attılar. Fakat Allah onu korudu ve ateşten sapasağlam kurtardı. Bu olay Kuran’da şöyle anlatılır:

Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu. Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır. (Ankebut Suresi, 24)

Biz de dedik ki: "Ey ateş, İbrahim'e karşı soğuk ve esenlik ol." (Enbiya Suresi, 69)

Herşeyi yaratan ve kontrol eden Allah’tır. Ateş de Allah’ın emriyle İbrahim Peygamberi yakmamıştır. İşte bu, Allah’ın bir mucizesidir. Allah’ın gücünün herşeye yettiğini çok iyi gösteren örneklerden biridir. Çünkü yeryüzündeki herşey Allah’ın izni ile gerçekleşir. O, dilemediği sürece bir insana hiçbir şey zarar veremez, hiç kimse bir başka insanı öldüremez. Kuran’da Allah şöyle bildirmektedir:

Allah'ın izni olmaksızın hiçbir nefis (can) için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır (kader yazısı)... (Al-i İmran Suresi, 145)

Allah, Kuran'ın başka bir ayetinde de İbrahim Peygamberin çok üstün bir ahlakı olduğunu şöyle anlatır:

Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi. (Hud Suresi, 75)

Allah iyi huylu ve kendisine çok bağlı olan insanları sever. Bu ayetten de anladığımız gibi, efendi olmak, asi ruhlu olmamak, Allah'ın emirlerine tam teslimiyetli olmak Allah katında çok önemli özelliklerdendir.