SORU- ÖLÜMÜ NASIL KARŞILAMAMIZ GEREKİR?

CEVAP- Dünyadaki sınavın bitişi demek olan ölüm, iman eden kişiler için bir sevinç vesilesidir. Sonunda çok güzel bir ülkeye gideceği bir geçiş kapısı gibidir. Okulda bir sınava giren ve sonunda kendisine verilen süresi dolup da sınavdan çıkan ve başarılı olan bir insanın ardından üzülmek çok anlamsız olur. İşte bu şekilde ölen bir insanın ardından üzülmek de aynı şekilde, hatta daha da anlamsızdır. Ölen kişi çok yakın tanıdığımız ve çok sevdiğimiz biri olabilir. Ancak iman eden bir insan ölümün kesin bir ayrılık olmadığını, ölen kişinin sadece dünyadaki imtihanın bittiğini, bu kişinin çok güzel bir ülkeye gittiğini düşünür ve buna göre davranır. Allah’ın isteklerine göre yaşayan Müslümanları Allah’ın ahirette yeniden biraraya getireceğini ve cennetle mükafatlandıracağını bilir.


Allah bizi dünyadan istediği an çıkartabilir yani dilediği an canımızı alabilir. İnsanın yapması gereken bu süre dolmadan önce elinden geleni yapıp Allah’ın sevgisini kazanmaya çalışmaktır.

Sonuç olarak aklınızdan çıkarmamanız gereken şudur: Ölüm bir son değil, birçok güzellikle dolu bir ülkeye gitmemizi sağlayan bir geçiş kapısıdır. Sonsuza kadar sürecek olan asıl hayat, ahirettedir. Bizim de her an ahiretteki bu gerçek hayatımıza hazırlık yapmamız gerekir. Hiç sınavdaki insan orada sonsuza kadar yaşayacakmış gibi bir çaba içine girer mi? Elbette hayır. Sadece soruları dikkatlice cevaplayıp sınavdan bir an önce çıkmayı düşünür.

İşte dünya hayatında da insan Allah’ın kendisi için hazırladığı imtihanı en iyi şekilde bitirip Allah’ın rızasını ve cenneti kazanmayı istemelidir. Her insanın dünyadaki en önemli çabası Allah’ı sevmek ve O’nun rızasını kazanmak için çalışmak olmalıdır. Çünkü sonsuz merhamet sahibi olan Rabbimiz Kendisi’ne inanan kullarını sevmekte ve her an korumaktadır. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:


... Doğrusu benim Rabbim, herşeyi gözetleyip-koruyandır." (Hud Suresi, 57)